Java
- Bubblet
- BlockGame
- Pacman
- JCaro
- Just1
Basit bir benzer blokları patlatma oyunu.
URL:
http://keyboardsamurais.de/2004/09/20/java_cell_phone_game_bubblet_-_a_f...
Bubblet'in aynısı, fakat farklı bir arayüz ile yapılmış.
URL:
http://sourceforge.net/projects/j2me-blockgame/
Nostaljik Pacman oyunu
URL:
http://j2mw-pacman329.sourceforge.net/
XOX benzeri beş işareti ardarda sıralayıp oyunu kazanmaya çalışıyorsunuz.
URL:
http://sourceforge.net/projects/jcaro
Hitori adında bir zeka oyunu
NetBeans bizim sevgili tank "IDE"miz. Yani tank gibi sağlam, bir o kadar da hantal (yo katiyyen hantal değil) yavaş uygulama geliştirme ortamımız (Integrated Development Environment). Kendisi GNU v2 lisansıyda dağıtılmakta. Türkçe meali beleş. Yani dilediğince kullanabilir, kopyalayıp elaleme dağıtabilirsin.
İşte bu bahsettiğim zat-ı muhteremin 6.1 sürümü dün çıktı. Dileyen burdan indirebilir.
Bugünlük bu kadar artık... Daha yazacaktım ama geç oldu.
Diyelim ki bir dosyadaki belli yerleri, kelimeleri ya da karakter dizilerini başka bir kelime ya da karakter dizisiyle değiştirmemiz gerekiyor ve bunu bir Java programıyla yapacağız. O halde kabaca üç şey yapılacak demektir:
- Dosyadan okuma
- İçeriği değiştirme
- İçeriği dosyaya kaydetme
Şimdi bunun nasıl yapıldığından bahsedelim. Devamını oku »
Google amca cep telefonu piyasasına da el attı ya, şimdi sıra bu telefonu gerçeklemeye geldi. "Yazılım yapmak kolay, şimdiye kadar Google, arama motoru ile başlayan hizmetlerine her gün bir yenisini daha kattı ama sıkıysa telefonu da yapsın" dediler. Şimdi o da duyduğumuza göre yoldaymış. Zaten yazılımının adı her yerde duyuldu: Android. Ama ya elektronik donanım kısmı?
O işi de HTC yapacak diyorlar. Telefonun adı da "Dream" olacakmış.
Telefon 12,5 cm uzunluğunda ve 7,5 cm genişliğinde olacak diye okudum ben. Altın Oran'a hiç uymadığının farkında mısınız?

Bu tabii ki gerçek görüntüsü değil ama buna benzer bir şey olacak sanırım. Dokunmatik ekranı ve QWERTY klavyesi falan olacak da dediler.
Şimdi bunlar boş işler aslında. Beni Java ME ile alakalı olan kısmı ilgilendiriyordu. O yüzden meraklanmıştım. Velakin biraz kurcalayınca gördüm ki Android'in Java ME ile bir alakası yokmuş. Adamlar direk Java ile (dikkat edin Java ME değil, direk Java ile) bir işletim sistemi ve platform yapıyorlarmış. İşte Adroid dedikleri bu platformun adıymış. Dolayısıyla bana burdan iş çıkmaz. Yani çıkar da, bu bitirme projesi babında pek yaramaz yani.
Yine de heyecanla bekliyoruz kendilerini. Hele bir de Google'ın diğer hizmetleri gibi bedava olsa, cidden hoş olmaz mı?
Java projesi beni deli etti, zira bir çözüm bulamıyorum. Altı üstü bir SMS algılayacak! Kulağa ne kadar basit geliyor değil mi? Halbuki kazın ayağı öyle değil. SMS dediğinin bir de portu vardır. Java uygulaması ise her portu dinleyemez, yani algılayamaz. İşte portlar da gizlidir ve olaylar gelişir.
Dört farklı kaynaktan dört adet uygulama buldum fakat dördü de problemli çıktı. O değil de, zaten hepsi aynı tabana sahipler, üç aşağı beş yukarı aynı arayüzleri,aynı sınıfları, aynı kodları kullanıyorlar. Dolayısıyla birbirlerinden çok farklı değiller. Üstelik hepsi de emülatörde süper çalışıyor. Gelin görün ki şimdiye kadar pek çok cep telefonunda denememe rağmen bir tane bile SMS algılatamadım.
Şu ara bununla ilgili koşturuyorum. Lütfen rahatsız etmeyin 
Bu bunalımlı zamanımda beni yalnız bırakmayıp telefonunu hizmetime açan sevgili Ömer'e sonsuz teşekkürler. "Telefonunu hizmetime açan" dediysem sadece "aramalarıma cevap veriyor" demek istemiyorum. Yaptığım Java uygulamasını denemem için adam bana N-Gage oyun konsolu-cep telefonu karışımı cihazını verdi, daha ne olsun. Arkadaş dediğin böyle olur.
O değil de, şimdilerde bir de Android diye bir şey keşfettim. Keşfettim dediysem, anladım değil, sadece keşfettim. Anlarsam size de anlatırım. Belki benim işime yarar diye şu an bir de onunla meşgul oluyorum. Gördüğüm kadarıyla kendisi bir Eclipse bağımlısı. Dolayısıyla NetBeans'a kuma geliyor (oha ne dedim ben!)
Velhasıl, beni sorarlarsa yokum. Kimseyi bağlama.
Üstünden bayağı bir vakit geçmesine rağmen unutmadım. McSarica bu mimi bana göndermişti. Adı Hayali(mi)m. Şimdi cevaplamaya çalışacağım.
Fotoğraf: tsoisi

Benim hayalim Sun Microsystems gibi bir yerde Java'yla alakalı bir projede çalışmak. Şu an için altyapım tabi hazır değil ama, hayaller böyle olmaz mı zaten. Hem Java dediğin nedir ki?
O yüzden önce şunun gibi bir kütüphaneye ihtiyacım olacak;
Fotoğraf: Christophe Vanfleteren

Sonra, bir de Java'ya meraklı bi' oğlum olsa mesela 
Fotoğraf: tfdavis

Hatta bir de şöyle kitaba gömülse mesela 
Fotoğraf: AndrewJ

İşte mim dediğin böyle olur. Tabi bu Java modelinde, çocuğa bir de anne bulsaydık belki buraya uygun olurdu ama hayalin aslında yok, o yüzden eklemiyorum 
Aslında daha farklı bir şekilde cevaplamayı düşünmüştüm, o yüzden onunla alakalı bir resim aramış, fakat bulamamıştım. Gui'ye de bundan bahsetmiştim. Velhasıl, bu mimin geç kalma hikayesi de budur diyerek ayrıntılardan kaçınalım.
Bu bayat mimi birilerine paslamak gerekirse, sevgili Guijarra'ya ve (bundan bir şekilde haberdar olursa) yazılarını beğenerek takip ettiğim Okan'a gönderiyorum.
Fotoğraf: Jay Adan

Ama geçenlerde şu sayfada NetBeans6.0 CDsini ücretsiz olarak evinize yolladıklarını okudum ve şansımı deneyeyim dedim. Birkaç gündür eve uğramadığım için tam olarak hangi gün geldi bilmiyorum ama geldi. Şu an elimde. Dizüstü bilgisayarım başka bir yerde olduğu için CDnin içeriğine hemen bakmadım ama üzerinde yazdığına göre Apache Server falan da dahil pek çok şey var.
Heyecanlıyım, şimdi gideceğim. İnternetten uzak birkaç gün daha geçirirken CDde ne var ne yok onlara bir bakayım diyorum.
Bu arada, internetten uzak kalmak bana iyi geldi. Bunu da bilahare irdeleriz.
Java manyağı olmama az kalmışken, bu satırları yazarak içimi dökme girişiminde bulunacağım. Maksat halkı bilinçlendirmek 
Şimdi, Java dedikleri bir programlama dili. Her şeye baştan başlayıp toz ve gaz bulutu geyiğine girmeden, üçe bölümde incelenen bu Java'yı azıcık anlatayım.
Java programlama dili, C nin dilbilgisine sahip bir dil. C mantığını kapmış her insanın kolayca kodları okuyup takip edebileceği, anlamasa da üç aşağı beş yukarı tahmin yürütebileceği bir dil. Yıllar önce şöyle bir olay vuku buluyor: C geliştikçe gelişiyor. C++ çıkmış, Nesne Yönelimli [Object Oriented] diye bi' kavramı beraberinde geitirmiş ve izleyenleri hayretler içinde bırakmış. Ama amcalar bir program yazılyorlar, program Windows'ta çalışıyorsa, Linux'te çalışmıyor. Yani her işletim sistemi (daha genel anlamıyla her platform) için aynı programı tekrar tekrar yazmak, uğraşıp durmak lazım geliyor. Bundan dolayı da demişler ki, öyle bir programlama dili geliştirelim ki bi' defa yazalım, her yerde kullanalım, her Allah'ın platformu için bi' daha bi' daha kendimizi kasmayalım.... İşte Java diye diye artislik yaptığım programlama dilinin çıkışı böyle.
Bu slogan çok tutmuş olmalı. Şu an bile Java'yla alakalı her yerde bunun İngilizcesini görebilirsiniz; şöyle ki: Write Once, Run Everwhere!
İşte bu WORE sloganı, kulağa hoş geliyor, programcıların da gözünü parlatıyor ama Nilüfer'in, Asya'nın ve Müslüm Gürses'in ve akabinde de Duman'ın da "Olmadı Yar" adlı şarkıda dile getirdikleri gibi her şeyin bedeli vardır... Bu bedele biz Java Sanal Makinası diyoruz. Yani bir Java programını bir alette çalıştırmak için ona önce bir "Java Virtual Machine" yüklemek farz. Böylece bu makine kodları okur, işler felan filan.
Şimdi gelelim bu trilojiye. Biz bir programı yazıp her yerde kullanmak istiyoruz, tamam güzel ama uydu alıcısından ftp bağlantısı yapmak, koca sunucu bilgisayarından SMS göndermek ya da mutfak robotunda oyun çalıştırmak falan gibi fantazilere girmek çok akıllıca değil (En azından şimdilik pek değil). Dolayısıyla işte bu Javacı amcalar Java'yı platformlara ayırıp öyle inceleyim, ona göre programlar yazalım demişler. Bunlar Java'nın ikinci sürümüne geçerken tamamıyla karar kılmışlar.
Demişler ki elimizdeki bilgisayarlar bu işin standartını oluşturuyor. Bu platforma Standart Edition diyelim. Böyle koca koca sunucuların [server] felan hitap ettiği kesime Enterprise Edition diyelim. Bir de cück gibi gün geçtikçe cebe giren elektronik aletlere hitap eden Micro Edition olsun. Hazır ikinci sürüme de ulaşmışken bunları bir de baş harfleriyle kısaltalım, tam havalı havalı olsun:
Java 2 Standart Edition: J2SE
Java 2 Enterprise Edition: J2EE
Java 2 Micro Edition: J2ME
Böylece gökten üç Java düşmüş, benim başımdaki de J2ME olanı.





Son yorumlar
19 saat 45 dakika önce
6 gün 10 dakika önce
6 gün 20 saat önce
6 gün 20 saat önce
1 hafta 11 saat önce
1 hafta 18 saat önce
1 hafta 2 gün önce
1 hafta 3 gün önce
1 hafta 4 gün önce
1 hafta 4 gün önce