Blog Günü
İki tane gün altını borcum var. İkisini tek yazı altında toplamaya gönlüm razı değil. O yüzden ayrı ayrı yazmayı planlıyorum. İlki Gui için.
Sevgili İngilizce örtmenimiz, çok değerli blog günü dostu Guijarra, bu seneki eğitim-öğretim döneminin bitmesiyle beraber bir "bitti" yazısı yazmış. Tevafuk o dur ki, aynı şekilde ben de o gün (20 dakika farkla ertesi gün olmuş) aynı başlıkla, yani "bitti" diyerek yazı yazmıştım. Ayıptır söylemesi ben yeni farkediyorum. İşte o yazı!
Evvelki haftalarda benim blogumla alakalı bir yazı yazacağına, benle alakalı bir yazı yazmıştı, buna bir mukabele de bulunmak gerekir mi bilmiyorum
Aklımda öyle termos, içnde sıcak çikolata falan gibi benzetmeler hiç gelmiyor, zaten gün konseptine uygun olmadığından kendisini de uyarmıştı Ömer. Napan sen örtmen hanım? Yasin'i deel, blogunu yazıcan yauu neviden ihtar vermişti. O yüzden o mevzuya daha fazla girmeyim 
Bloguna geri dönecek olursak; Devamını oku »
Bu hafta gün Aslı'da. Aslında gün döndü desek yeridir. Zira Ömer demiş zaten. Hatta ben de daha evvelinde aynı böyle demişim: Gün döndü, yani ilk güncüleri ziyaret ikinci sezonda başladı. İlk ilk güncü Aslı oldu. Kendisi bizlere yine börek, tatlı zeytinyağlı dolma ve bir sürü şey yapmış. Ellerine sağlık 
Aslı'ya daha önceki ziyaretimizde daha çok, çok yazı yazdığından ve sıkı bir blogcu olduğundan bahsetmiştik. O sıkılığı biraz gevşemiş de olsa Devamını oku »
Perşembe günü İstanbul'a gittim, Parkyeri'ne staj görüşmesi için. Mülakat yaptılar, biraz streslendim, biraz da sorular zor geldi, daha doğrusu böylesini beklemiyordum. Sonra bir de Ankara'ya geri döndük, Ömer'le. Yol yorgunluğu o biçim. Üç gündür ne zaman uyudum, ne zaman uyandım, anlayamadım.
Dün malumunuz Galatasaray şampiyon oldu. Fenerbahçeli olarak üzüldüm, ama tebrik ederim kendilerini. O da bir yük getirdi psikolojik olarak tabi. Bir de merak ettiğim bir "multi-site" mevzuu vardı, Drupal'la (Drupal'le mi demeliydim yoksa?) alakalı olarak. Onu kavramaya çalışıyordum, bir türlü beceremedim ne yazık ki.
Bu hafta blog günümüz, Blog Ödüllleri'nin eğlence kategorisinde (zaten daha önceden de gönüllerin şampiyonuydu) birinci olan Şevval'de. İşte benim başımdaki bunca çilenin ardından, Şevval'in güncesi ilaç gibi geldi, ne yalan söyleyeyim... Aldığı ödülün hakkı var yani, tam eğlencelik blog
Çok değil, birkaç yazıya göz attığınızda, Devamını oku »
Blog Günü kutlamaları çerçevesinde geçen hafta Başak Esin'deyik. Hazır gelmişken bir de Dilek'e uğrayalım dedik. Bu hafta gün Dilek'te.
Aslında ilk gözüme çarpan Dilék yazısındaki é harfi olmuştu. é dediğin İspanyolcada ve Fransızcada var, onu biliyorum. Fransızcayla aram iyi değil ama İspanyolca desek, şöyle bir şeyler aklıma geliyor: ´ bir aksan işareti. Yani e harfinin üstüne bundan koyarsan (é) hecenin o kısmı baskın olur. Bu düşünceyle Dilék deyin bakayım. Bir sinirlilik ya da şaşkınlık hakim değil mi? Sanki Dilek'e bağırıyormuşsunuz ya da hiç ummadığınız bir anda gelmiş gibi
Yani ilk dikkatimi çeken bu (´) işaretiydi. Değişik, ilginç gelmişti bana.
Neyse, gün hazırlıklarını da tüm vize çalışmalarna rağmen aksatmamış ve bize sağlıklı beslenmemiz adına yeşili bol bir çalışma sunmuş
Ellerine sağlık diyorum. Ben zaten eti o kadar da sevmem, Yani vejeteryan değilim ama illa et diye de tutturmam. O yüzden sıkıntı yok 
Başak'ın söylediğine göre, Dilek'i Başak zorla blogcu yapmış. Hem de blog toplantılaını bile takip edecek kadar. İşe bakın, ben de pek çok kişiyi zorla yapmaya çalışmama rağmen başaramamıştım. Bir müddet sonra da vazgeçtim zaten. O yüzden bunu Başak'ın nasıl başardığını merak etmiyor değilim.
Bu arada bol bol sınav, proje, okul telaşesi Dilek'in blogunda gözden kaçmayanlar. Arada çok eğlenceli şeyler de çıkabilir, haberiniz olsun.
İşte Dilek:
http://dilekcetin.blogspot.com Devamını oku »
Bu hafta Blog Günü etkinlikleri vesilesiyle Besin'deyiz.
Besin, aslında Başak ve Esin oluyor. Kendisi mühendis adayı. Yani aynı kaderi paylaşıyoruz. Dolayısıyla yazılarında bunun etkilerlini görmeniz gayet doğal. Mesela geçenlerde Octave'ı bir yazısında görmüştüm, sonra bir de Bildirgeç'te denk gelince merak edip kurdum falan. Octave dediğim bir matematik ve mühendislik yazılımı.
Elektrik elektronik ve bilgisayar mühendislikleri adına önemli bir kuruluş olan IEEE'nin de her okulda bir kolu olur. Başak Esin de bu kolun başkanı olma şerefine nail olmuş. Şu yazılardan bunu anlamak mümkün.
Bu arada Wordpress'in her yeni sürümüyle beraber kendi blogunu da yeniliyor. Bence sıkıcı bu, yani ben de öyle yaptım uzun zaman. Ne vakit Drupal'ın yeni bir sürümü çıksa, hemen güncelliyordum. Sonra bıraktım, sıkıcı gelmeye başladı.
Besin bu hafta gün için bize börekler yapmış. Siz de uğrayın bloguna, güzel şeyler var:
www.basakesin.net
Kendisine Ömer kadar bonkörce olmasa da, bir altın Ipod veriyoruz 

Blog Günü şenliklerinde geçen hafta Mınar'daydık. Bu hafta da Sheker'deyiz.
Sheker, bir ÖSS yolcusu. Pek çoğumuzun geçtiği bu engelden o da başarıyla geçmeyi planlıyor. Okulun son dönemleri olduğundan pek bir melankoli ve sıkıntı halinde olduğunu sanıyorum. En azından ben öyleydim. Bahar ve yaz havalarının da etkisiyle ÖSS işi bana hep zor gelmiştir. Neden böyle önemli bir sınavı yaz gününde yapmak zorundayız ki...
Neyse. Sheker'e sınavda ve çalışmalarında başarılar diliyoruz. Üşenmemiş pastalar, kekler yapmış. Güne gayet güzel hazırlanmış yani.
Pınar bir ons altınla gelmiş, Dilek'i de şaşırtıcı bir biçimde benzer altınıyla gördük
Zenginler demek ki
Hülya da altın kafesle gelmiş ki çok manidar olan açıklamasını da yapmış.
Ben de Fenerbahçeli olarak kendisine bir Fenerbahçe Cumhuriyeti Altını takdim etmek istiyorum 

Evet, başlıkta ipucunu verdiğim gibi, Blog Günü ikinci sezonun ilk bölümü (s02e01) olan "Mınar'ı Ziyaret"i yayınlıyorum.
Mınar, dediğim bizim Pınar. Kendisi, Hoşaf'a en çok mim gönderenimiz ve kadrolu yorumcumuz olarak nam salmış bir zattır. Dört bir yanda adına günler düzenlenir
. Kendisi her ne kadar, geçenlerde bir ara blog güncesini askıya almış olsa da, tekrar yazmaya döndü ve bütün hızıyla yazmaya devam ediyor.
Blog Günü vesilesiyle kendisini ziyaret ettik. Gittik gördük, saçını boyatmış ve daha da boyatmaya devam edecekmiş. Bununla beraberinde blogunun temasıyla da oynamaya devam ediyormuş. Kim bilir, belki saç rengini de blog rengiyle aynı yapar bir gün 
Bloguyla konuşan pek çok blogcu gördüm ama bloguyla diyaloğa girenini ilk kez görüyorum desem yeridir. Bu yeni bir blog akımı olmalı bence. Bir yanda blog, bir yanda blogcu, atışsınlar konuşsunlar. Süper olur yani. Pınar bunu çoktan yaptı bile!
Bol bol da edebi yazılarla karşımıza çıkan Mınar'ın fıkraları da süperdi. Yine devamı geleceğinden ve bizi güldüreceğinden de eminim.
Bir de bugün, gün için ancak altın kase bulabildim, bu da altın nasılsa, değil mi? 
Blog Günü birinci sezonun finalini Guijarrra'da yapıyormuşuz. Hatta yaptık ve bitti bile. Ben yine geç kaldım.
Guijarra'nın blogunu ilk görüşümde kendisini bir beden eğitimi öğretmeni olduğunu düşünmüştüm. Her yanda Del Pierro resimleri ve kocaman dili, bir de en alttaki kocaman Galatasaray ateşi beni bu duygulara gark etmişti. Üstelik "guijarra" tam anlamıyla bir İspanyol nickine benziyordu. Hiç bunun anlamını falan sormadım. Nasıl okunduğunu da. O yüzden bunu hiharra diye okurum hep. Yanlışsam yanlışsın desin 
Sonradan sonraya farkettim ki kendisinin beden eğitimi öğretmenliğiyle pek alakası yokmuş. Ama futbolla alakası pek çokmuş. Ekşi'de felan futbol yorumlarını okudum biraz, diyebilirim ki kendisi çok ciddi bir futbol yorumcusudur. Ben bile onun kadar futbol bilmem. Dikkat ediniz, "bile" dedim, zira bu ülkede futbolu icra eden, yöneten ve yorumlayan camia genelde (nerdeyse yüzde 99) erkeklerden oluşuyor. Neyse futbolu boşverelim şimdi...
Bu arada, ben temayı bayramdan sonra değiştirmiştim. Sonra bi' baktım, Blog Günü camiasındakiler de teker teker değiştirmeye başladılar. Aklıma şu yeni Avea reklamı geldi. Kadın şöyle bir şey diyor: Şimdi benden görürler, herkes yaptırır. İşte ben de öyle diyorum şimdi. Yağmur, Ömer ve Gui de benden gördüler herhalde 
Neyse efendim, işte Guijarra hanım da önce tümden patlıcan moruna sonra da mor beyazlara bürünmüş. Yeni temasının hayırlı olmasını diliyorum.
Fikr.in'de de yazmaya başlamış diye duydum.
Bakalım medyatik takipçi olarak nasıl yazılar yazacak. Bekleyelim, görelim! Orhan'ı mahfetmezse n'oluyum 
Siz de gidip bi bakın bakalım neler var bu cevherde:
http://guijarra.blogspot.com
Yeni yılda kendisine bir Kabriyo Hacı Murat hediye ediyorum, üstelik sahibinden 





Son yorumlar
19 saat 37 dakika önce
6 gün 1 dakika önce
6 gün 20 saat önce
6 gün 20 saat önce
1 hafta 11 saat önce
1 hafta 17 saat önce
1 hafta 2 gün önce
1 hafta 3 gün önce
1 hafta 4 gün önce
1 hafta 4 gün önce