You are hereücretsiz
ücretsiz
Dropbox Davetiyesi

Birden fazla bilgisayar kullanıyor ve dosyalarınıza her bilgisayardan da ulaşmak istiyorsanız harici disk ya da büyük boyutlu bir USB Flash bellek kullanmaktan başka yapabileceğiniz bir şey daha var: İnternette bir belleğinizin olması. Böylece internete bağlı olduğunuz her an, dosyalarınıza ulaşabilirsiniz.
Bunu mümkün kılan ve yine bir yere kadar beleş hizmet veren bir servis var: Dropbox. Bu Dropbox linki bir davetiye linki. Eğer normal yoldan üye olursanız 2GB'lık bir alan veriyor. Ama eğer bu davetiyeyle üye olursanız 2GB + 250MB alanınız oluyor.
Üye olduktan sonra yazılımı, bütün bilgisayarlarınıza kurun. Artık 2.25GB'lık alanınıza tüm bilgisayarlarınızdan ulaşabilirsiniz.
Kandilin Bedava Mesaj Trafiği

Dün Berat gecesiydi. İnsanlar birbirlerine muhakkak ki cep telefonlarıyla pek çok mesaj gönderdiler. Bunun hesabı da illa ki kabarık olabiliyor. Özellikle bizim gibi öğrenci milleti için. Zaten her şeyi bedavaya getirme anlayışımızın deyimler ve atasözlerimizden de anlaşılacağı üzere içimize işlemiş olması, bu gibi özel günlerde gönderdiğimiz SMS'leri de beleşe getirme çabamızı beraberinde getiriyor.
Dün de Google amca'ya bedava mesaj diye sorup Hoşaf.org'a gelenlerin sayısında bir artış olmuş.
Evvelinde Bedava Mesaj adıyla bir yazı yazmıştım Devamını oku »
Hafif PDF Okuyucu: Foxit Reader
Bilgisayar başında bir şeyler okumaya alışkın ya da zorunluysanız illa ki PDF biçimindeki belgelerle de cebelleşmek zorundasınızdır. Dolayısıyla da Adobe Reader bilgisayarınızda kuruludur. Ben Java ME projemi yaparken değil Türkçe, piyasada İngilizce kaynak bile bulamadığımdan internette bulduğum e-kitapları karıştırmak zorunda kaldım ve Adobe Reader kullandım.
Bu blogun okuyucuları bilirler, genelde bilgisayarımın yavaş olmasından yakınırım. Adobe Reader her ne kadar sadece PDF dokümanları okumaya yaramaktan başka bir iş yapmıyorsa da 150MB civarında bir yer kaplıyor. Aynı zamanda Devamını oku »
Açık kaynak beleş mi demek?
"OpenSource" denen olayın ne menem bir şey olduğunu belki biliyorsunuzudur. Genel konsept açısından programcılıkta bir program yazıldıktan sonra, aslında makine kodlarına yani 1 ve 0'lara dönüştürülür. Buna compile denir. Bundan sonra bu kodları tekrar geri getirip programlama dillerinden herhangi birine benzer şekilde kodlayamazsınız. Bu demek oluyor ki, eğer bir programı kullanıyorsanız, bu programın tam olarak ne yaptığını, neler karıştırdığını özel yöntemler kullanmadan anlayamazsınız.
Ama kaynak kodunu bilseniz, yani herhangi bir programlama dilindeki mantık algoritmasını görebilseniz, o programın bilgisayarınızı nelerle meşgul ettiğini görmeniz mümkün olabilir. Şimdi normal şartlarda "open source" yani açık kaynak diye birşey olmasa, edindiğiniz bir programı kullanırken yaptığı işi nasıl yapıyori hangi durumlarda bulunuyor, neleri çalıştırıyor gibi ayrıntıları ekrandan izleyerek anlamak imkansız gibidir. Ama bu programın kaynağını açıktan verseler, biz de programlayanlar olarak kodların ne yaptığını görebilir, üstünde kafamıza göre oynalamar yapabilir, hatta lisansıyla yeni bir program bile yazabiliriz. Devamını oku »
Bedava NetBeans 6.0 CDsi Kapınıza Gelsin
Fotoğraf: [?:http://www.flickr.com/photos/dullspork/ Jay Adan]

Ama geçenlerde [?:http://www.netbeans.org/about/media.html şu sayfada] NetBeans6.0 CDsini ücretsiz olarak evinize yolladıklarını okudum ve şansımı deneyeyim dedim. Birkaç gündür eve uğramadığım için tam olarak hangi gün geldi bilmiyorum ama geldi. Şu an elimde. Dizüstü bilgisayarım başka bir yerde olduğu için CDnin içeriğine hemen bakmadım ama üzerinde yazdığına göre Apache Server falan da dahil pek çok şey var.
Heyecanlıyım, şimdi gideceğim. İnternetten uzak birkaç gün daha geçirirken CDde ne var ne yok onlara bir bakayım diyorum.
Bu arada, internetten uzak kalmak bana iyi geldi. Bunu da bilahare irdeleriz.
Hostingden Yana Şansım Yok, Ağlıyorum Derdim Çok
Site yapma işi hostingden geçiyor. Hosting deyince ne olduğu hakkında bir bilginiz yoksa, şöyle kısa bir tanım yapalım; 24 saat açık ve internete bağlı bir bilgisayar olmalı ki her an siteniz çevrimiçi olsun. İşte bu servise hosting, ya da yeni yeni Türkçemize giren tabirle barındırma diyoruz.
[?:http://www.bloggunu.com Blog Günü] cemaati olarak sevgili [?:http://merakettimde.blogspot.com Ömer'in] bir fikri vardı. Medya eleştirileri ile ilgili bir site yapalım, Blog Günü tafyası olarak da izlediğimiz dizi, film, televizyon programı ve saire hakkında eleştirilerimizi yazalım falan filan. Alan adını bile aldık: www.fikr.in . Dolayısıyla bize bir sağlam hosting lazım oldu.
Ben genelde bedavası varken para verme olayına karşı olduğumdan beleş hosting servislerini denemişliğim çoktur. Dolayısıyla bu konuda tecrübeliyim diyebilirim. Ama her işin ucuzu ya da beleşinde bir sıkıntı oluyor. Hosting deyince, özellikle sağlam hosting bulmak zor olduğu gibi genelde pahalı bir şey de. Geçenlerde Bluehost gibi bir sitenin fiyatı bize uygun gelmişti ama adamlar ilk üç yılın ücretini peşin istedikleri için vazgeçtik. Üç seneye kim öle kim kala değil mi? Devamını oku »
Beleş Domain
Daha önce beleşe domain almanın yöntemlerinden birini yazmıştım. Ama eski site kapandı, haliyle o yazı da kayboldu. Ben kısaca yine bundan bahsedeyim.
İngilizce bilmiyorsanız, bu yöntem pek tutmaz. En azından dilbilginiz vasatın üstünde olmalı ve sözlük kullanmayı bilmeniz lazım. Bahsedeceğim yöntemde İngilizce bir forum var: Domain Discussion Board
Bu siteye giriyorsunuz, üye oluyorsunuz. Foruma mantıklı yazılar yazıyorsunuz. Yazdığınız yazılarla puanlar kazanıyorsunuz. Her cevap 5 puan, her yeni başlık 15 puan. Toplamda 3000 puana ulaştığınızda domain, yani alan adınızı istiyorsunuz. Domain Right Now sitesinden kayıtlı domaininiz size "push" ediliyor. 3000 puana daha hızlı ulaşmak için "teşvikler" yani "incentives" başlığındaki görevleri yapabilirsiniz.
"Bu kadar zahmete değer mi" sorusuna cevap vereyim; bence hayır. Gidin 8 dolara paşa paşa alan adınızı alın.
Bedava Mesaj
Cep telefonumu bu sıralar pek kullanmıyorum. Genelde ihtiyaç olmuyor. Dolayısıyla pek kontör de yüklemiyorum. Ama arada bir mesaj atmak gerektiğinde bir şekilde bedava mesaj atmak daha cazip geliyor.
İşte asıl mesele böyle bedava bir servisi nasıl bulacağımız. Hemen söylüyorum: SmsCity sitesi! Yapmanız gereken sadece numaranın size ait olduğunu onaylamak. Bunu da telefonunuza gönderilen bir şifre sayesinde yapıyorsunuz. Sonra da dilediğiniz her yere, yurt dışına bile bedava kısa mesaj, yani SMS gönderme imkanınız oluyor.
İlk önce belli bir miktar mesaj gönderme hakkınız oluyor. Daha sonra da bu servisi arkadaşlarınıza önerdiğiniz kadar mesaj atma hakkınız artıyor.
Bol beleş mesajlı günler. Devamını oku »
Blog
Musiki