You are hereHoşaf
Hoşaf
Bir Rock Grubu Olarak Hoşaf

Elemanlar grup kurmuşlar, adını da Hoşaf koymuşlar. Ankaralıymışlar ve rock müzikle uğraşırlarmış. Gençlerin, blog sitemiz hosaf.org ile olan tek alakası isim benzerliğiymiş. Hatta Myspace sayfaları da varmış, oradan şarkılarından birini, adı Boşa Doğar Güneş olanı dinleyebiliyormuşuz. Myspace sayfalarının adresi de gayet basitmiş: myspace.com/hosaf
Şarkı güzelmiş ama "etkilendikleri" arasında Muse'un olması hoşuma gitmemiş.
Muse ne ya!?...
Değişim İmajdan Başlar

Blog yazarı, kişisel site hazırlayıcısı belli peryotlarla sıkılır, blogunun görüntüsünü değiştirir, renkleriyle oynar, orasını burasını dürter, kurcalar. Zaten Hoşaf benim oyun alanım olduğu için ben de orasını burasını kurcalamaktan geri durmuyorum. Yine sıkıldım ve değişim düğmesine bastım. Değişim dediğin imajdan başlar, blogun imajı da temasıdır. Bundan ilhamla, temayı değiştirmeye karar verdim. Bunu da yine sosyal mecralarda bahis konusu ettim.
Daha önceki temayı Drupal'ın Zen eklentisi ile toparlamıştım. Renk desenini de nerden aldığımı hatırlamıyorum ama çok zorlarsam bulurum herhalde. Yenisini ise Genesis ile yapmaya başladım. Ne zaman biteceğini bilmiyorum. Buradaki renk desenini ise tamamen atmasyon ve deneme yanılma yoluyla yaptım, yapıyorum.
Renkleri genelde, Hüseyin'in tavsiye ettiği ColourLovers.com'dan seçtim. Bir türlü beceremediğim yuvarlak köşeleri de Friendfeed'de beni kırmayıp soruma cevap veren arkadaşlar sayesinde öğrendim, biraz yaptım. Internet Explorer haricinde güzel görünüyor.
Bundan sonra aklımdan geçen yapılacak listemi de şöyle yazayım da yapabilirsem yaparım, yapamazsam sallarım.
- Başlıkların yanına o yazıda kaç yorum olduğunu ekleyeceğim.
- Sol taraftaki yazılara marjin [margin] vermeyi beceremedim, ona uğraşacağım.
- Giriş sayfasını adam edeceğim.
- "Orda burda paylaş" adı altında sosyal mecralara paylaşım hedeleri koyacağım.
- Yorum başlığı olayını ortadan kaldıracağım.
- Yukarıdaki arkaplana benır [banner] hazırlayacağım.
Sağ üstteki gavurca yazıyı Türkçeye uyarlamaya çalışacağım. Olmazsa sileceğim.Oldu ya, basitmiş.- Etiket ve kategorilerin yerini ve tiplerini değiştireceğim.
Gördüğünüz gibi CSS mevzuunda pek de bilgi sahibi değilim. Zaten Ahmet'in de dediği gibi; bilgisayar mühendisi olup css yazmak, inşaat mühendisi olup badana yapmaya benziyor. (Bilgisayar mühendisi olmasam da mühendisim. Hatta yazılım kontenjanından kendimi yazılım mühendisi olarak bile yutturabilirim sanırım) :)
Diğer yandan, değişimin tema dışındaki tarafı hakkında da birkaç planım var. Onları da "Olduğu Kadar Prensibi"yle yerine getirmek taraftarıyım. Örneğin; Devamını oku »
Beğenmediniz Diye Değiştirdik
Bir Wordpress teması olan Qwilm'den uyarlama temam hakkında bir anket yapmıştım. 44 oyun 21'i temanın beğenilmediği yönünde kullanılmıştı. Madem beğenmediniz, biz de değiştirdik. :)
Bu seferki temanın adı Light.

Aslen Stephen Reinhardt tarafından bir Wordpress teması olarak oluşturulmuş, sonra da Nick Young tarafından Drupal'a uyarlanmış.
Yeni temamız hayırlı olsun :)
Dört dörtlük PR
Blograzzi'de gördüm pek şaşırdım, hoşaf.org'un PR'ı 4 olmuş. Nasıl sevindim, nasıl sevindim anlatamam. İlk önce bu sevincimi Omar'la paylaştım zira MSN'de onunla muhabbet ediyorduk. Şimdi de sizlerle paylaşıyorum, okuyucu olarak bu kıyağımı unutmayın :P
Bu arada siz de sitenizin veya blogunuzun PR'ını öğrenmek için Devamını oku »
Takipteyim (mimimsi)
[?:http://o0ocileklisuto0o.blogspot.com/ Çilekli Süt] hanım [?:http://o0ocileklisuto0o.blogspot.com/2008/03/erdal-arkadam-uzun-zamandr-sevimli.html şöyle bir şey] yazmış vaktiyle. Bu bir mim mi değil mi, yoksa nedir, ben tam çıkaramadım. Ama mimmiş gibi cevaplamaya çalışayım.
Bu seferki operasyonumuz blog ya da sitelerini sık ziyaret ettiğimiz arkadaşların linklerini verip haklarında birkaç not yazmak.
İşte onlar zaten benim sağ sütunlardan soldakinde "Takipteyim" adıyla geçen kısımda yazıyorlar. Şimdi sırayla gidelim;

Merak Ettim de: [?:http://merakettimde.blogspot.com Mer mer Ömer'in] çalışması. Merak ediyoruz, cevaplıyor kendisi.
TekmeTokat: [?:http://www.tekmetokat.org Okan'ın] blogu. Uzun zamandır keyifle okuyabildiğim nadir bloglardan biri. Cidden okurken keyif alıyorum. O kadar da keyfime düşkünüm yani.
Guijarra: [?:http://guijarra.blogspot.com Merve örtmenimin] blogu. O da Blog Günü tayfasından tanışıklığımız olan biri. Bol bol da çet yapıyoruz. İlginç anılarını anlatıyor blogda.
MCS: [?:http://mcsarica.blogspot.com Mustafa Can'ımız] gayet kuul ve friy takılıyor. Üstadımızdır kendisi.
İnehk: Farklı mecraların insanları bu [?:http://inehk.blogspot.com İnehk ve tayfası...]
Çilekli Süt: [?:http://o0ocileklisuto0o.blogspot.com/ Yükselen Başak] yükseldikçe yükseliyor, durduramıyoruz...
Serpito: [?:http://www.serpito.com Teknik taktik...]
Tatlıcadıca: Yine Blog Günü'nden bir arkadaş; [?:http://www.tatlicadica.com Aslı]
Mınar: Hoşaf.org'un daimi yorumcusu [?:http://pinaraltuntas.blogspot.com Pınar]
Besin: İzmir'den elektronikçimiz [?:http://www.basakesin.net/ Başak Esin]
Renkli Blog: Flashçı [?:http://www.renkliblog.com/ Erman]
Nihilanth: Her şeyci [?:http://www.nihilanth.org/ Nihilanth]
Kayhanoviç: Laptop kırıcı [?:http://www.kayhanovic.com/ Kayhan]
Mandalina: Yeni dikkatimi çeken [?:http://mecburiistikamet.blogspot.com/ Mecburi İstikamet]
Şimdilik bu kadar. Bir dahaki mimde görüşünceye dek, esenlikler dilerim.
Hediyeli Blog Aboneliği
Blog yazmak konusunda aslında o kadar iddialı ve de bilgili sayılmam. Bazen popüler blogcuların bloglarına takılıyorum ve çok enteresan şeyler buluyorum, mesela. Şimdi o enteresanlıkların birinden bahsedeceğim.
Malumunuz İngilizce bloglardan da istifade etmek gerek. Her ne kadar İngilizce bloglara şöyle bir göz gezdiriyor olsam da bir türlü İngilizce blog yazamayışım, onlarla fazla alakadar olmamı da engellemiştir.
Aslında bu noktada içten içe bazı şeylerin zorluğunu yaşıyorum, mesela İngilizce bir blog, tamam üç aşağı beş yukarı anlıyoruz fakat bilmediğim kelimeler çok. Ne yapayım, tembellik ediyorum ve ilk birkaç kelimenin anlamını sözlüten baktıktan sonra devamını getiremiyorum. Dolayısıyla o yazı benim için bitiyor. İster çok faydalı olsun isterse eğlenceli, yine de pek çok İngilizce blogu tam anlamıyla okumaya ve anlamaya uğraşabilmiş değilim henüz.
Neyse geçelim benim şahsi meselelerimi de, [?:http://www.lostartofblogging.com/understanding-the-visitors-psychology-becoming-one-with-the-reader şu bulduğum yazıdan] az biraz bahsedeyim ben size. Adam harbi yazmış. Biz blog yazarları için çok ehemmiyetli bir mevzu olan "blog ziyaretçilerinin gözünden bir psikolojik analiz" yapmış. Gayet de faydalı olmuş. Pek çok maddeyi zaten biliyor olduğumdan fazla şaşırmadım ama bir tanesi çok ciddi dikkatimi sündürdü.
Diyor ki, blog ziyaretçileri bedava verilen şeylerden çok hoşlanırlar. Burda benim kafa bi' dan etti. Ben de çok sevgili blog ziyaretçilerime bir şeyler vermeliyim ama ne versem bilemedim. İngilizce bloglarda beleş e-book gibi örnekler görüyorum. Mesela blog SEO üzerine, dolayısıyla adam kendi yazılarından bir e-book derlemiş. Diyor ki, yazılarıma abone olursan, bu ebook sana beleş. Dolayısıyla ziyaretçi epostayla abone oluyor ve sevgili blog yazarımız bir okuyucu daha kazanıyor.

Benim ebook yazma gibi meziyetlerim yok ama beleş bir şeyler vermek illa ki gerekiyorsa size sevgimi ya da duamı falan verebilirim. Evet ciddi diyorum. Gelin [?:eposta-ile-abone-ol blog yazılarıma abone olun], ben de sizlere dua edeyim, hem de beleş. Nasıl ama?
İşte gerçek hediyeli abonelik diye ben buna derim.
Yarım Bardak Hoşaf
"Her gün bir bardak iyi gelir" şeklindeki sloganı bizlere hediye ettiği için [?:http://merakettimde.blogspot.com Ömer'e] çok müteşekkirim. Gayet güzel oldu bence. Ama her gün bir bardak bazen olmayabiliyor. O yüzden bir şey daha aklıma geldi.
Bir iki hafta evvel Webrazzi'de denk geldiğim [?:http://www.exoin.com/ Exoin] [?:http://www.webrazzi.com/2008/03/05/turkiye%e2%80%99den-global-mikro-blog-servisi-exoin-ozel-beta-davetiyesi/ yazısı]yla, daha kısa ve basit yazılar yazmaya meyilli kişiler için geliştirilmiş olan "yarım blog" hizmetini öğrendim. Aslında onlar "mikro blog" demiş ama yarım bize daha uygun. Bakın, üstelik bir bardak hoşaf yerine "yarım bardak hoşaf". Ne kadar uyumlu, değil mi?
İşte bundan sonra ben de bir yarım blog hevesine girdim. [?:http://www.tumblr.com Tumblr'dan] bir hesap aldım ve buraya yani hoşaf.org'a alt alan olarak ekledim. Bundan sonra yarım bardak hoşafı şu adresten içebileceksiniz:
[?:http://yarim.hosaf.org yarim.hosaf.org]
Hayırlı olsun diyor, keyifle yarım hoşafa gelecek düşünceleriniz bekliyoruz, sevgili kaariler*
Güne Katılımlar
[?:http://www.bloggunu.com Blog Günü şenlikleri] tüm hızıyla sürüyor. Bu haftaki şenlikler bitti, şimdi özetler...
Önce Ömer [?:http://merakettimde.blogspot.com/2007/11/sayfacba-msn-hoaf-msn-gne-geldik-kapy.html altınıyla geldi]. Kapıyı yumruklamaya başladı. Dedim n'oluyoruz?!. Üstelik top secret procelerimden bahsetmiş, bir de eski defterleri tozlu raflardan temizlemeden getirmiş [burada bir "aşk olsun" sitem smileyi mevcuttur]. Çok sinirlendim, ben yapacağımı bilir(im)dim! Ayrıntılar: [?:gun-bugundur 1] ve [?:http://www.bloggunu.com/2007/11/25/hosaf-bitti-omar-niyeti-bozdu 2]. :D
Fırtına daha dinmemişken, Aslı [?:http://www.tatlicadica.com/2007/11/hoaf-imeye-gittik-bugn.html çıktı ortaya]. Yalnız, siteyi ben görmeyeyim diye şifrelemiş, öyle duydum. Meğer arkamdan neler [?:http://www.bloggunu.com/2007/11/25/bu-haftada-yasindeydik/#comment-27 atıp tutuyormuş] :P Tema ve diş sorunlarında kendisine çok geçmiş olsun diliyorum. Altın için de çok teşekkürler. :)
Çok geçmeden fırtına, yerini hoş bir [?:http://ygmroz.blogspot.com/2007/11/blog-gn-ziyaret-2hoaf-yasin.html Yağmur]'a bırakmıştı :). Origamici Yağmur da beni Kafakoparanus Türkçe İmlacıbaşı olarak tasvir etmiş ve korkmuş. :D Bak sen, üstelik kesme işaretiyle ayrılarak yazılması gereken -le ekini kesme işaretini koymadan yazmış!* :D Ama en önemlisi, kimsenin dikkatini çekmeyen bir yazımı vurgulamış, beni mest etti doğrusu, sevincimden ağzım kulaklarıma vardı. (Merak eden gitsin baksın :P Sana da teşekkürler, Yağmur. :))
Ardından [?:http://mcsarica.blogspot.com MCS] geldi. Bir haftadır sanırım bayağı yoğundu ki günden güne yazıyor artık. :D Ben eminim ki gün katılımcıları içinde, aramızda en iyi iz süren, tahlil yapan ve bunları cesurca yazabilen yegâne kişilik kendisidir. Adam bütün niyetimi okumuş, çok kısa ve öz bir biçimde anlatmış. Tebrik ediyorum kendisini. Beni anlamak için sizi [?:http://mcsarica.blogspot.com/2007/11/gelenekselci-blogal-hareketi-lideri.html MCS'nin altınına yönlendiriyorum]. Aslan burcuyum ya, liderlik vasfım ordan geliyor :P Mustafa abi, sana da hörmetler (bkz: facebook'taki eyvallah smileyi)
Sırada müzmin Fenerli [?:http://guijarra.blogspot.com Guijarra] vardı*. [?:http://guijarra.blogspot.com/2007/11/bu-blog-baka-blog-hoaf-datl-blog.html Getirdiği altın]la "Aman Allah'ım"dı, bir şok etkisi dahaydı. Geç kalmasının nedeni demek ki Ömer'le aramızdaki olayları gözetliyor oluşuymuş. İşte gerçek dedektiflik budur dedim kendi kendime. Gülmekten yıkılarak okuduğum bir yazı da buydu sanırım. Kendisine de teşekkür ediyor ve bir Alço gazozu gönderiyorum :D
Tabii günlere assolist ünvanıyla katılan [?:http://www.tugbatuncer.org/gunluk Tuğba] da yine tam vaktinde geldi :D . Hafta içinde, doğru düzgün Wordpress bilmediğim halde, Wordpress hakkında sorduğu ahret sualleri karşısında boş geçmemek için elimden geleni yaptım. Müşteri hizmetleri teknik elemanı olarak ben, kendisini memnun edebilmişimdir umarım :P . Teknik destek için herkese her zaman kapımız, MSN'imiz, e-postamız ve hatta [?:iletis-benle iletişim formumuz] açık. Dileyen müracaat edebilir. Teknik destek sudan ucuz, üstelik bedava. Memnun kalmazsanız da paranız iade! O değil de, SQL ne demek kaç kişi biliyor, çok merak ediyorum. O bakımdan, [?:sql-de-evlilik-sorgusu SQL'de Evlilik Sorgusu] yazımda beni bir tek o anlamış olsa gerek. Tuğba'ya da selamlarımı bir SQL sorgusuyla gönderiyor, hayatta başarılar diliyorum :D
Bir gün de böyle geçti. Katılımcıların hepsi gerçekten çok keyifli yazılar yazmışlar. Her birinden ayrı ayrı tebessümlerle, hatta bazılarından da kahkahalarla ayrıldım. Blog Günü, birbirimizi tanıma adına bize bir şeyler kazandırmış olsa da, bence bu çok değerli topluluğun gözünde kendimizi görmemizi sağladığı için asıl kazançlı olan yine bizleriz diye düşünüyorum. Bu etkinliğimiz sayesinde -az ve sadece internet üzerinden de olsa- yazdıklarımdan ve davranışlarımdan göze batan, öne çıkan, çarpıcı yanlarımı ve eksiklerimi bir daha gözden geçirmeme yardımcı olduğunu düşünüyorum ve kendimi kazançlı sayıyorum.
Bu yazıların her biri gerçekten de birer gün altını değerinde bence. Birkaç hafta sonra ne olur bilemeyiz ama bu günümüz sürsün, hepimize -olabildiği kadar- faydası olsun diye dua ediyorum.
Öncelikle ve özellikle Blog Günü Etkinlikleri Daire ve Enformasyon Başkanı Omar Rodriguez Betito Chavez'e olmak üzere, tüm Blog Günü camiasına selam, şükran ve hürmetlerimi sunuyorum. Hepinize çok sevgiler :G *
*: Yıldızlı notların içeriğini, fare imlecinizi üzerine getirerek göz açık kapayıncaya kadar bekletmek suretiyle okuyabilirsiniz (Ekşisözlük "akılı bkz" misali)
Blog
Musiki