Karalanma vakti 23.11.2009 Pazartesi günü 10:46 civarı
Dün KPDS'ye girdim. Bir şeyler bildiğimi sanıyordum, çok şeyi kaçırdığımı farkettim. Elimdeki kağıt mendile bunlardan birkaçını yazdım. Bir de alakasız olarak Metallica'dan Blackened'ı dinleyelim;
elude aklına gelmemek, gözünden kaçmak prose sıkıcı, yavan reassert tekrar, vurgulayarak iddia etmek rural kırsal, köye ait vague belirsiz, bulanık, muğlak controversy münakaşa, anlaşmazlık, çekişme enormous dev gibi remittance havale, gönderme subsidy ödenek, devlet desteği erode aşındırmak burden sorumluluk, yük midair havada, gökyüzündeki nokta concise kısa ve öz vast engin, geniş, uçsuz buçaksız
Karalanma vakti 02.09.2009 Çarşamba günü 23:17 civarı
Birileri mektup falan gönderiyor, seviniyorum. Direk postacıya teşekkür ediyorum. Kimin gönderdiği, neden gönderdiği beni ilgilendirmiyor. Bu konuda düşünmek gereksiz.
Arabayı yanlış yerlere parkediyorum, en uygunsuz yerlerde sollama yapıyorum. Hızı da seviyorum, tek rakibim THY oluyor bazen. Fakat trafik polisini sevmiyorum, çünkü ceza yazıyor. Kanunlar falan beni ilgilendirmez, ben polise kızıyorum.
Dünya hatta daha geniş anlamıyla evren, bana iyi kötü bir şeyler veriyor. Vakti geliyor deprem, sel, yangın oluyor. Ama genelde güneş hep açıyor, kuşlar ötüyor falan. Kötü olduğunda üzülüyorum, iyi olduğunda keyfime diyecek yok. O yüzden bu gezegene çok saygı duyuyorum.
Mektubu gönderene teşekkür etmediğim gibi; yediğim cezaların sebebi olan ve uymadığım kuralları önemsemediğim gibi; iyi şeyleri de kötü şeyleri de asıl göndereni, kuralları koyanı önemsemiyorum.
Postacıya on yüz bin mülyon teşekkür, polise binlerce küfür... Dünyaya da acayip saygı duyuyorum. Herkese hakkını veriyorum yani.