You are hereBlogır

Blogır


By yasin - Posted on 06 Aralık 2007

Ben küçükken pek çok şey olmak istemiştim. Aralarında mühendis olma isteği de vardı ama adı "Elektronik Mühendisliği" değildi. Belki o küçük dünyamda, o zamanlar için sevdiğim bir ders olan matematikle, ne olduğunu şimdi bile tam anlamıyla çözemediğim mühendisliği birleştirmiştim ve Büyüyünce ne olucan bakıyım? sorularına bilip bilmeden Matematik Mühendisi! derdim.

O zamanlar ilkokuldaydım. Küçüklükten beri boğazlarım şişer (kaç tane boğazımız var ki "boğazlarım", çoğul olarak kullanırız?), doktorlar da hep birkaç Penisilin ve ardından da bir Penadur şeklinde iğne verirlerdi. İğne olmaya her gidişimde hastanelerden, hemşirelerden ve doktorlardan hazzetmez oldum. Bundandır ki hiç "ben doktor olucam" demedim. Ama belki ortaokul dönemimde az biraz okuduğumdan olsa gerek, yazar falan olsam süper olur diye aklımdan geçmedi değil.

Lise yıllarıma geldiğimde öyle aman aman kitap okuyan biri değildim. Ama özellikle Monte Kristo Kontu'yla başlayan dünya klasiklerini okuma dönemimle, bende bir yazma merakı başladı. Bu zamanlar Deli çağı olarak adlandırılan karşı cinse farklı bakış dönemiyle aynı vakte tekabul eder. Dolayısıyla ya arabesk ya da edebiyata olan merakın artması gayet doğaldır sanırım.

İşte ilk yazmalarım, bu zamana denk düşer. Şiir okumazdım ama yazardım. Hatta kendi şiirlerim haricinde şiir okumaktan nefret ederdim. O şiirlerimi de o kadar çok severdim ki, her efkâr zamanı dilime dolanmış bir şarkı gibi tekrarlardım kendimce. Sonra o deli çağım bir nebze geçti. Bir yerlerden geldiğini sandığım o kelimeler de beni bıraktı. Zaten sevilenden de yüz bulamamışlığın verdiği acıyla, şiir yazma merakı da sona erdi.

O zamanlar Ömer'in de desteğiyle geyik bir roman denemem olduysa da, fazla tutmadı ve devamı gelmedi. Ama yazı yazmaya olan merakım bitmemişti.

Ben kendimce yazılar yazardım falan ama öyle elle tutulur, süper yazılar değildi hiç. Sadece bir hobi, ya da egomu tatmin etme çabası olarak kaldı. Yazılarımın pek çoğunu ya sadece bir iki arkadaşla paylaştım, ya da sadece kendime sakladım. Belki de öyle gerekiyordu.

O yıllarda bilgisayar ve internet bu kadar ayyuka çıkmamıştı. Özellikle de "blog" diye bir kavram yoktu. Ben internete merak sardığımda ise yazı yazmayı internette yayınlamakla birleştirememiştim. En büyük hatayı sanırım o dönemde yaptım. Site yapmaktan falan zevk alırdım ama öyle acayip yazılar yazmanın peşinde koşarak bunları internette yayınlamak nedense hiç aklıma gelmemişti. Sonra hayat meşgalesinden olsa gerek, hiç yazı yazasım kalmadı, ya da bir şekilde ben o yoldan soğudum.

Bilgisayarım olmadığı zamanlarda (yani bir ara yoktu, bozulmuştu), "keşke bilgisayarım olsa da bir şeyler yazsam" diye düşünürdüm. Sonra bilgisayarım oldu, sadece oyun oynayarak vaktimi geçirdim. Bir ara internetim yoktu, "keşke internetim olsa da şunları şunları da yapsam" dedim ama bu sefer de internetteki başka meşguliyetler beni aklımdakileri yapmaktan alıkoydu. Sonuçta aklımda olup da yapmayı istediğim pek çok şeyi yapmadım, belki de yapamadım.

Şimdi bakıyorum da, "blog" kelimesini görüp tam kavrayamadığım gün, bir internet kafedeydim ve "lan bu tip site yapma iyiymiş, çok kolaylık sağlıyo be, iyi valla" dedim sadece. Hemen gittim, Blogger'a (o zamanlar blogger yoktu, sadece Blogspot vardı) bir blog aldım ne olduğunu bilmeden, kavrayamadan. İşte belki de ne olduğunu anlamış olsaydım ve belki de evden internet bağlantım olsaydı, bugün "blog" nedir ne değildir, tam anlamıyla bir şeyler yapmış biri olarak burda bulunuyor olabilirdim. Ama artık çok geç.

Bu yazı yeterince fazla uzadı, nacizane kanaatim. Ben aslında "Çok Yalnızım" diyecektim, ama hep böyle oluyor. Bir başlık atıyorum, konu farklı mecralara sürükleniyor ve ben konuyu başlıkla birleştiremiyorum. O yüzden şimdi başlığı değiştiriyorum ve bir başka yazıda devam etmek niyetiyle burada bu yazıyı bitiriyorum.

Neyse bakalım hayırlısı....

Etiketler

Bu konuda ben de fikrimi paylaşmak istiyorum

  • Site ve e-posta adreslerini biz sizin için otomatik olarak tıklanabilir bağlantıya çeviriyoruz.
  • Kullanabileceğiniz HTML kodları: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><b><i>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi


Mollom CAPTCHA (play audio CAPTCHA)
Yukarıda görünen harfleri bir zahmet yazıverin. Eğer okumakta sıkıntı çekiyorsanız sayfayı yenileyin (F5 tuşuna basabilirsiniz), yeni bir yazı oluşturulacaktır. İnşallah yenisini kolayca okuyabilirsiniz.

Pageboss.com

RSS'e üye olun da reytingimiz artsın!

Blog

Musiki