You are hereAğ Günlükleri / OmAr blog
OmAr blog
Blog Yazarları Derneği
Blog yazarlarını bir çatı altında toplamak amacıyla ve haklarının gözetilebilmesi için kurulan İneternet ve Blog Yazarları Derneği açılışını yapmıştır. İnternet dünyasına hayırlı olması ümidiyle,
"3,4 Milyon Euro'nun Ne Önemi Var Mühim Olan Projen" Diyen Pros A.Ş. ve Basroldesen.com ve sanalbaskan.com ile Yapılan Siftah
Hazır "Pek Sevgili Hoşaf Yasin" piyasada yokken hoşaf.org'a yine bir el atıp ilginç bir site, büyük bir yatırım üzerine bir şeyler diyeyim.
Şimdi efendim malumunuz devir internet devri olunca artık her şey kökünden değişime uğruyor. Her şey bir yana artık "Paranı gayrimenkule yatır, altına yatır, yok yastık altında beklet v.s. " devri kalmadı. Ya paran varsa fikir üretip uygulayacaksın ya da fikri olana yatırım yapacaksın veya fikir üretip destek alacaksın, satacaksın... olay artık bundan ibaret. Zira internet benim memleketteki (yani Gonya :P) uçsuz bucaksız tarlalar misali, sonu bir türlü gözükmüyor. Bu gidişle de gözükmez zaten. Zira gün geçtikçe yep yeni ve giderek daha da profesyonel yatırımlar, destekler gelmekte internet alemine.
Tamam geliyor da ne oluyor? Hep benzer fikirler aynı işler dönüp durmakta şu aralar. Tabi ki bu tarz sitelere yatırımlar da çeşitliliği getirecektir, katkısı yoktur bu işlerin denemez ama açıkcası her gün aynı şeylerin benzer içeriklerin biraz makyajlanmış verisyonlarını görmek, bunlara yatırım yapılması falan benim pek haz ettiğim şeyler değil. Misal bir video sitesine yatırım yapmak yerine yeni ve çok değişik bir fikir bulup ona yatırım yapmak çok daha heyecan verici ve katkı sağlayıcı olacaktır(bence). Ha tamam köşedeki seyyar tezgahta kilo ile satılan bir şey değil bu yepyeni ve heyecan verici fikirler ama onu da bulmak bu işe girişenlere kalıyor artık. Devamını oku »
Türban/Başörtüsü Bundan Böyle Serbest Olur mu?
Kafamda ilginç bir düşünce belirdi az evvel, ardından da oturdum Yasin'in Hoşaf'ına arada yaptığım gibi misafir olup bu düşüncemi sizlere sunayım dedim. Şöyle ki;
Artık sokakta karşınıza çıkan 10 yaşındaki çocuğa başörtüsü(kimine göre türban) yasağı falan deseniz hemen size pek çok fikir sunabilir. Kısacası ülkede başörtüsü ile ilgili resmi yasakları bilmeyen kimse kalmadı. Yasaklar bir yana bu yasakların temellendirildiği sebepleri de çok iyi biliyor, bol bol duyuyoruz. Bunların başında ise bir dönem neredeyse ağızlara sakız olan "Siyasi Simge" sözü geliyor. Devamını oku »
Sorun Yok, Biz Kül Yutmayız...
(Evet Yasin'le sıkı pazarlıklar sonucu Hoşaf.org'un %30 luk hissesini satın aldım, Yakın zamanda %19 luk kısmını da Halka arz etmeyi düşünüyor Yasin, bu konuda İMKB'ye başvuruyu yapacağız kısa süre içinde...)
İran mı olacaz, Melazya mı, yok yok en iyisi Malezya olmayalım, ya acaba İran mı olmasak falan derken, elin Meksikası kaşla göz arasında İran oluvermiş. Dün Hürriyet gazetesinin sitesinde son dakika haberlerinde okuduğum haberlerden biri şuydu;
"Meksika'nın başkenti Meksiko'da toplu taşıma araçlarında cinsel tacizin önüne geçebilmek amacıyla "kadınlar otobüsü" uygulamasına geçildi.
Yeni uygulama kapsamında metroda da trenlerin ilk üç vagonu, sadece kalabalık saatlerde kadınlara ayrılıyor. Meksiko savcılığına göre, 2007 yılında kadınları hedef alan cinsel taciz, saldırı ve tecavüz suçlarının yüzde 14'ü, metro ve belediye otobüslerinde işlendi.
29 yaşındaki Sandra Jimenez adlı kadın, ay başında gelen bu "güzel sürpriz" sayesinde, taksi parası vermekten kurtulduğunu belirtti. Özel otobüslerin, kadınlara istedikleri gibi davranma ve giyinme imkanı vereceğini söyleyen Jimenez, "Bu ulaşım şekli sayesinde artık daha güzel giyinebilirim. Rahatça mini etek giyebilirim, kimse rahatsız etmez..." diyerek memnuniyetini dile getirdi."
Ya siz haberin ayrıntılarına falan takılmayın. Hepsi bahane, yok "taciz çok fazla", yok "Mini etek ve güzel kıyafetler artık giyebileceğiz" demeler falan... Yok yok, dedim ya bunlara kanmayın hepsi bahane, kılıf olsun diye söyleniyor. Bariz irticacı bu uygulamayı getirenler. Bu uygulamayı getiren zihniyet iki gün sonra Şeriat rejimini getirdik diyecektir bakın görün. Zira bu şekilde bir uygulamayı yapma amacı "şeriat"a ortam sağlamaktan başka ne olabilir ki(?) Tek amaç "Şeriat" getirmek, eminim.
Ahhh Türkiye'de olacaktı ki bu uygulama bakın böyle olur muydu. İlk önce bunu kim düşündüyse, fikri kim ortaya attıysa hemen görevden alınır sen misin bunu düşünen denir, kanun önünde ve medyada Vatan Hainleriyle eş bir muamele yapılırdı. Ardından bu tür "Tacizler"den rahatsızlığını dile getirenlerin niyetinin tamamen siyasi olduğu, farklı amaçlar güttüğünü, yoksa bayanların bu tür "Tacizler"den rahatsız olunmasının söz konusu bile olmayacağı halka anlatılır, gerçekleri(!) görmesi sağlanırdı. Ayrıca bu tarz bir uygulama ile erkeklerin elinden "Taciz etme" özgürlükleri(!!!!) alındığı, bu uygulamanın tamamen "Özgürlükleri Kısıtlayıcı" bir uygulama olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkememiz hemencecik bu uygulamanın iptaline karar verir, kesinlikle özgürlüğün engellenmesine bir an bile müsade etmezdi. Hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurup Türkiye'ye pek çok erkek dava açardı.
İşte "Elin Meksikalısı"ndan daha duyarlı, akıllı, geniş düşünebilen, insanların haklarına saygılı bir kamuoyumuz olduğu için(!) bu tür siyasi oyunlara meydan vermeyiz. Bu tarz uygulamalar yapıp ülkemizin ne İran ne de Malezya olmasına izin vermeyiz, irticayı bu tarz uygulamalarla ülkeye sokmaya çalışanlara da derhal DUR deriz... Biz öyle "Elin Meksikalısı" gibi yüzeysel bakmayız olaylara, şıp diye anlarız asıl niyetleri, kesinlikle "Biz Kül Yutmayız"!
Blog
Musiki