Karalanma vakti 27.02.2010 Cumartesi günü 00:39 civarı
Java platformunda geliştirdiğimiz yazılımlarımızda Eclipse IDE kullanıyoruz. Versiyonlama sistemi olarak da SVN kullanıyoruz. Veri ambarından verileri Eclipse üzerinden güncelliyor ve gönderiyoruz (Update, Commit). Bu arada Eclipse bize "repository" yani veri ambarını kullanabilmek için kullanıcı adı ve şifresi soruyor. Tabii ki tekrar tekrar sorduğu için "parolayı kaydet (Save Password)" deyip işin içinden çıkıyoruz. Peki daha sonra kullanıcı adım veya şifrem değişirse ne olacak?
Eclipse, SVN şifrelerini açık olarak kayıtlı tutmuyor. Bunun yerine şifreli (kriptolu) bir biçimde dosyalarda tutuyor. İlgili dosyayı sildiğimizde şifre sorgusunu tekrar görüyoruz.
Bu dosyalar, Windows'ta %APPDATA%\Subversion\auth klasöründe tutuluyor. Buraya kısaca "Çalıştır"dan ulaşabiliriz. Aynen bunu yazdığımızda iligli klasörler görünecektir. Bu klasörlerden svn.simple içinde bulunuyor. Bu klasör içindeki dosyaları silince Eclipse bir SVN işlemi sırasında tekrar şifre soracak ve yeni şifrenizi ya da kullanıcı adınızı girebileceksiniz.
Linux'de ise ~/.subversion/auth 'da bulunuyormuş. Linux kullanmadığım için emin değilim, öyle demişler, ben onların yalancısıyım.
Karalanma vakti 21.02.2010 Pazar günü 17:29 civarı
Çalışmak istediğim şirketler sıralamasında Gyugıl'dan [Google] sonra Nokya [Nokia] geliyor. Hayal kurmak bedava! Cep telefonu konusunda Nokia'ya hayranım. Gerek tasarımı, gerekse işlevsel kullanımı açısından bana göre en güzel telefonlar Nokia'nın eseridir. Nokia telefonla kalmamış, gitmiş yazılım konusuna da el atarak bir çatı (framework) geliştirmiş. Adı Qt (qt.nokia.com)
Bu Qt böyle küt diye okunan bir şey ama ü'yü biraz uzatıp u'ya meyilli okumak gerekiyor. Zaten İngilizce'deki cute kelimesinin okunuşu şeklinde okunuyormuş. Çok şirin ya, o bakımdan.
Son zamanlarda Cross-platform dedikleri "farklı platformlarda uyumlu çalışan" uygulamalar revaçta. Bunun Türkçesini tam bilmiyorum ama madem uyumluluk söz konusu, kıt kanaat geçindiğim bilişim bilgimle bu terimi Türkçeye Platform Ahenkli olarak kazandırabilirim sanırım. isteyen alır, istemeyen bırakır gider :)
Adamlar işi Açık Kaynak yapmışlar, gidip gerekli alet ve edevatları indiriyorsunuz, ardından uygulama ve arayüz geliştirmeye başlıyorsunuz. Hiç denemediğim için ne kadar doğru bilemiyorum ama iddialara göre Qt, çok büyük bir yelpazede uygulama ve arayüz geliştirme imkanı tanıyormuş. Hani Nokia deyince akla hemen cep uygulaması geldi ya, o iş burda sadece mobil uygulamalarla sınırlı kalmıyormuş.
Karalanma vakti 20.02.2010 Cumartesi günü 11:10 civarı
Elemanlar grup kurmuşlar, adını da Hoşaf koymuşlar. Ankaralıymışlar ve rock müzikle uğraşırlarmış. Gençlerin, blog sitemiz hosaf.org ile olan tek alakası isim benzerliğiymiş. Hatta Myspace sayfaları da varmış, oradan şarkılarından birini, adı Boşa Doğar Güneş olanı dinleyebiliyormuşuz. Myspace sayfalarının adresi de gayet basitmiş: myspace.com/hosaf
Şarkı güzelmiş ama "etkilendikleri" arasında Muse'un olması hoşuma gitmemiş. Muse ne ya!?...
146 çok derin bir kavram. Bunu açıklamaya kelimeler kifayet eder mi, bilmiyorum. Üstelik kapsamlı da. Önce beni ferahlatan tarafından bahsedeyim.
Her sabah işe gidiyorum. Bu sırada kendime ait bir arabam olmadığı için toplu taşıma araçlarından yararlanıyorum. Toplu taşıma araçları gayet ekonomik olmasına rağmen oturduğum yerle tam iş yerim arasında çalışan sadece bir tane otobüs hattı var. Başka da hızlı gidiş her zaman mümkün olmuyor. İşte o hattın numarası 146
Eskiden bir de ADSL yoktu. Gavurun tabiriyle dial-up, Mikrosoft'un tabiriyle "çevirmeli ağ" vardı. Önce bir internet sunucusuna para verip üye olmak gerekiyordu. Sonra o üyelikle, şifre kullanarak internete bağlanıyordun. Saati 500 bin lira falandı. Ama herkeste bu tür bir üyelik yoktu. Duyduk ki 146 varmış. Şifre sormadan bizi internete bağlarmış. Ama saati normalen çok pahalıya geliyormuş.
ExtJS, bir JavaScript çatısı (Framework). Web projelerinde şu sıralar oldukça tercih edilen bir çatı. Yahoo'nun YUI'sinin devamı niteliğinde bir yapıya sahip.
Projelerimizde Ekstjeyes'in [ExtJS] şu an yayındaki son API versiyon olan 3.1.1'i değil, 2.2.1 versiyonunu kullanıyoruz. Bu yüzden internette daha çok bu dokümantasyon (2.2.1) üzerinden gitmem gerekiyor. Ne yazık ki direk bağlantı adresini Gyugıl'da arayarak hızlıca bulamadığım gibi, aynı zamanda adresi de ezberleyemiyorum. En iyisi buraya bir yere not almak.
Last.fm güzel bir site. "Bunu alan bunu da aldı" tarzında bir istatistksel veri ambarı. Geçen gün In Flames dinleyicileri arasında yaptığım kısa bir araştırma sonucu çokça dinlenen bir grup buldum. Adı Disarmonia Mundi.
Grup için, In Flames deyince akla gelen diğer bir grup olan Soilwork'e benziyor demişler, fakat bence Disarmonia Mundi'nin ayrı bir havası var.
Grup, İtalyan Ettore Rigotti tarafından kurulmuş. Daha sonra vokale Soilwork'ün vokalisti olan Björn Strid de gelince iyice Soilwork'e benzemiş diyorlar. Ben yine de pek benzetemedim.
Sitelerini son günlerde pek yenilemiyorlar sanırım. En başta ücretsiz bir parçanın Rapidshare ve Megaupload linklerini vermişler fakat kardeş linkler ölü! Yine de "media" çatısı altında bir YouTube videosu bulmak mümkün oldu. Adı Celestial Mundi olan şarkının videosu şöyle:
Karalanma vakti 07.01.2010 Perşembe günü 00:16 civarı
Böyle bir isim vererek ayıp etmişler. Öyle fantastik bir özelliği de yok ama güzel şeyler çıkıyor.
Windows 7'de (ve bazı rivayetlere göre Vista'da da), masaüstünde bir klasör oluşturup adını GodMode.{ED7BA470-8E54-465E-825C-99712043E01C} verince yönetim araçlarını toplu halde görmek imkanı oluyor.
Bir de not olarak demişler ki "64 bitte patlar, sakın yapmayın!". Neden bilmiyorum.
Not: "GodMode" yerine istediğiniz şeyi yazsanız da oluyor.
Karalanma vakti 06.01.2010 Çarşamba günü 01:59 civarı
Önce Last.fm'i bilmeyenler için kısaca açıklayayım; Last.fm sitesi, dinlediğiniz müziklerin kimlik dosyalarına göre istatistik tutan bir site. Üye olup küçük bir eklenti olan "Last.fm Scrobbler" programcığını bilgisayarınıza kurduktan sonra dinlediğiniz şarkıların çetelesini tutuyor. Tabii bunun için kimlik bilgileri (ID tags) doğru yazılmış olan mp3,wma gibi yaygın formatlardaki müzik dosyalarını dinlemeniz gerekiyor.
Siteye girip Last.fm kullanıcı adınızı yazıyorsunuz. Site sizin için, dinlediğiniz şarkıların tarzına göre bir etiket bulutu oluşturuyor ve bu etiket bulutunu bir resim formatında paylaşmanızı sağlıyor. Üstelik bu resmi dinamik olarak oluşturuyor. Yani her geçen gün hesabınıza eklenen yeni şarkılar da etiket bulutuna dahil oluyor.
Sitenin adresi fxdteam.com/lastcloud. Benim etiket bulutum da sağda gördüğünüz gibi.