Mayıs 2009


Blog Yazarları Derneği

By OmAr - Posted on 14 Mayıs 2009

Blog yazarlarını bir çatı altında toplamak amacıyla ve haklarının gözetilebilmesi için kurulan İneternet ve Blog Yazarları Derneği açılışını yapmıştır. İnternet dünyasına hayırlı olması ümidiyle,

www.blog.org.tr

Haftanın Olayı: Rapidshare Hesabım "Hack"lendi

By yasin - Posted on 04 Mayıs 2009

Rapidshare

Rapidshare.com sitesinin ne işe yaradığını burada uzun uzadıya anlatmayı pek gerekli görmüyorum. O yüzden direk konuya gireceğim. Rapidshare hesabım "hack"lendi.

Geçen hafta, topladığım puanlarla hesabımı uzatsam mı diye düşünürken puanların azaldığını farkettim. Aynı zamanda dosyalarım da ortalarda görünmüyordu. Loglara baktım, cepteki puanlarla yeni bir hesabın açıldığını gördüm. Hemen IP adresini araştırdım; bu işlemler ABD kaynaklı bir bilgisayardan yapılmıştı. Bu "hacker" şifremi değiştirme zahmetine girmediği için, bunu farketmem biraz zaman almış tabii.Ama naası ya?? diye şaşkınlıktan ne yapacağımı şaşırdım. Allah'tan Gogıl amca icad olundu da "Rapidshare account hacked" diye arayarak malum bilgilere ulaşmayı başardım.

Önce support@rapidshare.com adresine "Sanırsam bazı şeref yoksunu insanlar hesabımı heklemişler, puanlarımı kullanmışlar, dosyalarımı da kaybetmişler. N'apmam lazım?" kabilinden bir e-posta nakşeyledim. İki gün sonra cevaben dediler ki, "Hesabınızın manipüle edildiğini farkettik, şifrenizi değiştirdik, puanlarınızı da geri verdik."

Çok sevindim tabii ama o puanların kaynağı olan dosyalar hâlâ kayıptı. Hemen bir e-posta daha yazdım: "Ya dosyalarım? Onlarsız ben nasıl yaşarım vs vs...?!" Ertesi gün de dosyalarınızı bulduk, endişe etmeyiniz, şifrenizi de adam gibi saklayınız, dediler.

Hani bir hikaye var, adam eşeğini kaybediyor, sonra buluyor ve çok seviniyor. İşte o adamın eşeğine kavuşması misali, ben de Rapidshare hesabımdaki puanlarıma kavuşarak nasıl bir sevinç yaşadım, varın siz düşünün. :)

Foturaf: Flickr'deki angryson

Etiketler

Yüksek Stres ve Baskı Altında Blog Yazabilmek

By yasin - Posted on 01 Mayıs 2009

Siesta

Uzun zamandır adam akıllı yazamamamı yüksek baskı altında bulunmama bağlasam, beni tanıyanların pek çoğu gülüp geçer herhalde. İşsiz Adam olmak böyle bir şey işte. Yazıp çizeceğiniz, söyleyeceğiniz pek çok şey olur ama mesele hayatın idame edilmesi olmasından ötürü artık geyiğe bir son vermenin gerektiğini, adam akıllı bir işe başlayıp çalışmak gerektiğini falan filan düşünmeye başlarsınız. Yani en azından benim için durum böyle oldu.

Bazı arkadaşlarımın "başı boş olma" mevzuundaki ölçülerinden biri de çok film seyretmektir. Film zaman alır, örneğin bir filmi hızlıca izleyemezsiniz. Belki çok kitap okursunuz, hızlı okuma teknikleri falan kullanıyorsunuzdur. Ya da bir film mümkün olduğunda bırakıp, kaldığınız yerden izleyemezsiniz. Yani belli bir "bütün zaman" ayırmalısınız bir filme. Ama kitabı bir yerde bırakıp daha sonra kaldığınız yerden okumaya devam edebilirsiniz. Hal böyşe olunca, eğer insan çok film izliyorsa, daha doğru açıklamak gerekirse: "izleyebiliyorsa", demek ki vakti boldur, işi yoktur. İşte tam o duruma geldim. Bu arkadaşlarımın ölçülerine de uyuyorum. Bol bol film, dizi vs izliyorum.

Şirketler kriz mriz deyip personel çıkarırlarken, bizim gibi yeni mezun (ya da "tecrübesiz") mühendisi kim n'apsın, değil mi? Telekom'a CV bıraktım, mülakata çağırdılar, iki hafta geçti ne olumlu ne olumsuz bir cevap vermediler. Beklemedeyim. Bir de KPSS var, evlere şenlik. "Full çekmeden" istediğimiz yere girmek zor tabi. Geriye askerlik kalıyor. KPSS'den de bir şey çıkmazsa artık askere gidip vatani görevimizi yerine getirme zamanı gelmiş demektir.

İnsanın böyle yüksek stres ve baskı altında blog yazabileceğine inanabiliyor musunuz? Ben pek inanamadım. İnanmadığım bir işi de yapamıyorum galiba :)

Foturaf: Anabel Lia

Etiketler

Pageboss.com

RSS'e üye olun da reytingimiz artsın!

Blog

Musiki