Yukarıda vakit kaybetmeyeyim, içeriğe geçeyim

30 Şubat Tarihli Günümün Özeti

Aslında böyle "bugün şunu yaptım" şeklinde yazmaya özenmiyor değilim. Ama tarzım değil, bunu farkettim. Kendime saklamak istediğim o kadar çok şey var ki, bu kadar saklanmış yaşamla kişisel blog yazılmaz, onu anladım. Bugün saat 12'de kalktım mesela, bunu yazsam ne yazmasam ne? Yani bence bunu yazmamak daha yerinde bir davranış. En azından bana öyle geliyor. Ama durum böyle değil. Başkalarının kişisel yaşantılarını bilmek, pek çok kimse için öyle cazip bir şey ki...

Bir zamanlar, bir arkadaşa misafir gittik, muhabbet ettik, yedik içtik eğlendik. Tabi bir müddet sonra sıkıldık ve biri ortama birkaç gazete getirdi. Birkaç gazete dediysem, birkaç tane Zaman gazetesi. Yanında da Ailem dergisi olurdu o zamanlar. Gazeteyi kapan kaptı, kapamayan da dergilere koştu. Ailem dergisini alan, son sayfadan okumaya başlıyor. Neden mi? Çünkü derginin son sayfasında "Dr. Can" adıyla okuyucuların psikolojik soru ve sorunlarına cevaplar veren bir doktorun yazıları çıkıyordu. (Bu doktor geçen senelerde öldü, Allah rahmet eylesin.)

Konumuzla alakası da şurası: Bu yazılardaki sorular, Güzin ablaya yazılanlar gibi kişisel sorular. Üstelik gazetenin itibarından ötürü, okuyucular tarafından uydurma olacağına pek de ihtimal verilmeyen, yani gerçek hayattan, mantıklı sorular ve yanıtları. Arkadaşlar Zaman müdavimleri oldukları üzere de alışkanlık olmuş, ilk önce bu yazılara, yani insanların kişisel incilerini döktükleri yerlere odaklanıyorlar. Yani aslında pek çok kimse, sadece ünlülerin değil, herkesin kişisel hayatının anlatılmasına merakla yaklaşıyor.

Bu yazımdan çıkarılacak sonuç, gününün özetini yazan blogcuları eleştirdiğim falan değil. Sadece "kişisel" dediğimiz yazıların, beklemediğim kadar çok kimse tarafından okunduğunu düşünüyorum, bunu yazmak istedim. Ama ben öyle yazamıyorum. En azından şimdilik...

Yorumlar

#1 Günü gününe yazan birisi

Günü gününe yazan birisi olarak şunu direk söyleyebilirim ki zaten belirttiklerinde yanlış anlaşılacak en ufak bir şey yok, bir çoğu doğru tespitler.

5'ten fazla sitede editörlük ve yazarlık yapmama rağmen belki en aktif yazdığım yer kişisel günlüğüm bunun da sebebi tamamen beklentisiz, tamamen özgür ve gerçekten takip etmek isteyen yakın çevreme dair ve tabi hepsinden önemlisi bir gün geldiğinde geriye bakıp neler olmuş demek için yazmam diye düşünüyorum.

Cazip olma konusundaki fikirlerim çok fazla değişmiyor genellikle ziyaretçi potansiyeli olarak 40-60 arası gelenim gidenim var bunu da söylemekten hiçbir zaman çekinmiyorum, ama bu 40-60 kişiden dönüş alabildiğim sanıyorum 3-4 kişi var kimliklerini benim sergilediğim şeffaflık kadar açıkça belirtebiliyorlar..

Diğerleri meçhul...
Istatistiki veri olarak belki bir değeri olur diye düşündüm ;)

30 Şubat olayı için de ayrıca tebrikler :)

#2 Buraya da günlük 500 kişi

Buraya da günlük 500 kişi geliyor ama pek çoğu sanırım benden ötürü gelmiyor :) Gyugıl sağ olasıca... :) Ayrıca paylaştığın için de teşekkürler.

30 Şubat'ta senin de özetini bekliyoruz :P

Bu konuda ben de fikrimi paylaşmak istiyorum

  • Site ve e-posta adreslerini biz sizin için otomatik olarak tıklanabilir bağlantıya çeviriyoruz.
  • Kullanabileceğiniz HTML kodları: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><b><i>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi